HZ. MUSA VE ÇOBAN

HZ. MUSA VE ÇOBAN
25 Aralık 2022

Kalpler ancak Allah’ın zikriyle tatmin olur.  

Allah’ı her varlık kendi diliyle tesbih eder. 

Allah da herkesin dilini anlar. Bütün diller, renkler, ırklar Allah’ın ayetlerinden bir ayettir.

Hiç bir şey tamamıyla kötü olamaz..

Samimiyet çok önemli bir kavramdır ve her bir şeyi de kötüye yormamak gerekir. 

Gönül cevherdir, özdür; söz arazdır ve araz eğretidir, sonradan olmadır. Maksat cevherdir, özdür. Asıl olan gönüldür.

Gazali şöyle söyler;

- ‘Ahlak değişmez, kanalize edilir’   

Kalbin önemi bu manada büyüktür.​

Musa (a.s.) ve Çobanın Hikayesi bu manada önemlidir.

Hikayeye göre Musa (a.s.) yolda bir çoban görür.

Çoban;

- “Ey Allah! Ey Allah!” diye seslenmektedir..

- “Ey Allahım! Sen neredesin, Sana kul, kurban olayım, senin çarığını dikeyim, saçlarını tarayayım.” 

- “Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. 

- Ey Büyükler Büyüğü sana süt getireyim. Ellerini öpeyim, ayaklarını ovayım. Uyku zamanı gelince yatağının yerini silip süpüreyim. Bütün gecelerim sana kurban olsun Rabbim” demektedir.

Hz. Musa bunları duyunca hiddetlenir. Çoban boş sözler söyleyip durmaktadır. Çünkü  bir insan bunları söylediğinde küfre düşmektedir.

Hz. Musa çobana; 

- “Sen kiminle konuşuyorsun, sen nasıl böyle konuşuyorsun” diye sorar. 

Çoban; 

- “Bizi yaratanla, yeri göğü halk edenle” diye cevap verince 

Hz. Musa der ki; 

- “Hey! Kendine gel. Aklını mı kaybettin. Sen Müslüman olmadan kâfir olmuşsun. Allah’a böyle yalvarılır mı?”

Çoban Allah’ı maddileştirmekte, dünyasında ne kadar iyilik varsa hepsini Allaha sunmaktadır.

Hz. Musa Çobana tekrar dönerek,

- “Bu ne saçma söz ve küfür. Bunlar ağza alınmayacak laf, bunları söylememek için ağzına pamuk tıka” der. 

- “Senin küfrün din kumaşını yıprattı. Bu sözleri kime söylüyorsun” diye tepki verir.

Çoban ise buna karşılık; 

- “Ey Musa sen bu sözlerinle, azarınla benim ağzımı diktin ve bağladın. Pişmanlıktan beni perişan bir hale getirdin. Canımı yaktın der..

Ardından yana yakıla, elbisesini yırtarak ve ah çekerek kendini çöllere atar..

Bu olaydan sonra; 

- “Kulumuzu bizden ayırdın.” diye Hz. Musa’ya vahiy gelir. 

- “Sen kullarını benimle buluşturmak, bana yaklaştırmak mı yoksa ayırmak, uzaklaştırmak için mi geldin.

Allah Hz. Musa’ya gizlice söze gelmeyecek, söze sığmayacak sırlar söyler.

Hz. Musa bu azarı işitince çöllere, çobanın peşine düşer. 

Başı dönmüş aşk sarhoşu olmuş çobanın ayak izlerini izler. Kır yolunun toprağını kaldırır ve sonunda çobanı bulur.

Ve ona der ki: 

- Müjdemi ver. Senin için Allah tarafından kulluk izni geldi. Senin için ibadet müsaadesi geldi. Allah’a ibadette hiçbir edeb ve terkip arama. Daralmış gönlüne ne gelirse çekinmeden söyle.   

- Dışarıdan küfür gibi görürsün ama samimiyet onu dine getiriyor. Dinin de can nurudur. 

- Sen eminliğe ermişsin. Bütün bu dünya da senin yüzünden emanda. Sen tutuyorsun bu dünyayı ayakta” diye seslenir.

Çoban,

- “Ey Musa, ben önce bulunduğum cezbe halinden geçtim. Ben şimdi gönlümün kanlarına bulanmışım.  

- Ben sidretül müntehayı geçmiş oradan da ötelere yol almışım. 

- Sen bir kamçı vurdun. Atım gök kubbeyi aştı.   Senin eline ve kuluna aşk olsun. Sen vurmasaydın biz bu hale gelemeyecektik. Şimdi benim halim söze sığmaz.” diyerek tekrar yoluna revan olur.

Her gün kendimizi yenilemezsek çürürüz, kimse bizden istifade edemez. 

Her günü diri tutmanın yolu başta iman, sonra ibadetler ve insanlarla ilişkilerdir. Eğer bir şey olmuyorsa zaman zaman biraz kenara çekilip kendimizi dinlemeli ve gözlemlemeliyiz. 

Kimseyi incitmeden, kırmadan Rabbimizin huzurunda alnımızın akıyla çıkmak zorundayız. 

Bunun için de içimizin ve dışımızın bir olması gerekiyor. 

Bizlerden çoban gibi samimiyet bekleniyor.

 

 

 

 

 

Rabbim gönlümüzü hoş etsin. 

Nice gönüller var kuyu gibi. İçine ip sarkıtıp çıkaracağımız Yusuf bir de…     

 

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Mustafa Nuri GÜRSOY yazıları